27/03/2026
Bugün kalbimin en derin yerinden bir parça koptu…
Benim güzel oğlum, canım Kestane’m…
Tam 20 yıl boyunca benimleydin. Bir ömür gibi değil, bir ömrün ta kendisiydin. Sabah ezanıyla hayatıma girdiğin o günü dün gibi hatırlıyorum. O günden sonra hayatımda sadece bir kedi değil, bir evlat, bir dost, bir sırdaş oldun.
Seninle o kadar çok anım var ki… Her köşede sen varsın, her hatırada sen. Sana “Kestuş” diye seslenişim, senin bana bakışın, sessizce yanıma gelip uzanman… Hepsi kalbime kazındı.
Son 4 yıldır arka ayakların seni zorladı. Bazen sürüyerek yürüdün, bazen düştün ama hiç vazgeçmedin. Çünkü yaşama sevincin vardı… Çünkü seviliyordun. Belki de seni hayata bağlayan bendim, ama aslında sen beni hayata bağladın Kestane…
Bir insanın burnunun direği sızlarmış derlerdi… Meğer kalbi de acırmış. Sen gidince anladım. Ev artık aynı ev değil, ben artık aynı ben değilim. Sanki içimde bir boşluk açıldı ve hiçbir şey o boşluğu dolduramayacak gibi.
Sen sadece bir hayvan değildin… Sen benim oğlumdun.
Ve ben seni her zaman öyle sevdim.
Gittiğin yerde koş artık… Yorulmadan, acı çekmeden.
O güzel patilerinle özgürce dolaş…
Seni asla unutmayacağım.
İyi ki benim hayatıma girdin.
İyi ki benim oğlum oldun…
Hoşça kal güzel Kestane’m…
Kalbimin en güzel yerinde sonsuza kadar yaşayacaksın. 🤍