13/04/2026
Erteleme çoğu zaman “tembellik” olarak etiketlenir. Ama işin psikolojik tarafı biraz daha derin.
Çoğu durumda erteleme, yapılacak işten değil, o işin bizde uyandırdığı duygudan kaçınmaktır. Belirsizlik, yetersizlik hissi, mükemmel yapma baskısı…
Zihnimiz bu duygulardan uzak durmak için işi değil, duyguyu erteler.
Ama ilginç olan şu:
Erteledikçe kısa vadede rahatlarız,
uzun vadede ise stresimiz katlanarak artar.
İş hayatında bu döngü genelde şöyle görünür:
“Biraz daha hazır olayım”
“Daha iyi bir zaman bulayım”
“Tam odaklanabileceğim bir an olsun”
Ve o “mükemmel an” hiç gelmez.
Peki ne işe yarar?
-Mükemmel başlamak yerine küçük başlamak
-Büyük işleri parçalamak
-Duyguyu fark etmek: “Ben şu an neden kaçınıyorum?”
-Aksiyon odaklı ilerlemek (motivasyon beklemeden)
Çünkü çoğu zaman motivasyon, harekete geçtikten sonra gelir.
Ertelemek bir karakter özelliği değil, öğrenilmiş bir baş etme biçimidir. Ve değiştirilebilir.
Bugün ertelediğiniz o işi düşünün.
Gerçekten zor olan iş mi, yoksa hissettirdiği duygu mu?