Psikolog Şeyma Kaim

Psikolog Şeyma Kaim Psikolog Şeyma Kaim

Sağlıklı ve doyum verici ilişkiler kurmak ve sürdürebilmek için etkin iletişim nasıl kurulmalıdır?İletişimde 4 temel ana...
10/03/2026

Sağlıklı ve doyum verici ilişkiler kurmak ve sürdürebilmek için etkin iletişim nasıl kurulmalıdır?

İletişimde 4 temel ana adımı incelemek isteyenleri görselleri okumaya davet ediyorum 🫴🏼💌🥰

Aynı olayın/durumun içinden geçsek bile, her birimiz onu bambaşka şekillerde yaşar ve işlemleriz.Kimi için yas, kimi içi...
17/02/2026

Aynı olayın/durumun içinden geçsek bile, her birimiz onu bambaşka şekillerde yaşar ve işlemleriz.
Kimi için yas, kimi için öfke, kimi için pişmanlık…
Kimi içinse yavaş yavaş gelen bir kabulleniş.

Çünkü yaşadıklarımız kadar; o anda neye ihtiyaç duyduğumuz, geçmiş deneyimlerimiz, bağlarımız ve sinir sistemimizin kapasitesi de verdiğimiz tepkileri şekillendirir.

🌿 Bazıları yoğun bir yas hisseder, kaybın ağırlığını derinden taşır.
🌿 Bazıları öfke duyar; olanı anlamlandırmaya çalışırken içten içe isyan eder.
🌿 Bazıları donakalır, ne hissettiğini adlandıramaz.
🌿 Bazıları gecikmiş duygular yaşar; ilk anda değil, zaman geçtikçe etkilenir.
🌿 Bazıları hemen kabullenir gibi görünür, bazılarıysa zamana ihtiyaç duyar.

Hiçbir duygusal tepki “yanlış” değildir.
Her duygu, anlaşılmayı bekleyen bir mesaj taşır.

Bugün duygusal tepkilerini değerlendirerek kendini keşfetmeye yönelik kendine şu soruyu yönlendirebilirsin:

“Yaşadığım şeye verdiğim tepkiyi yargılamak yerine, hangi ihtiyacımı fark etmeye davetliyim?”

Kendine şefkatle yaklaşmak; süreci hızlandırmak değil, ona alan açmaktır.

Ve unutma… Aynı hikâyenin içinde olsak bile, her bireyin içsel yolculuğu kendine özgüdür. 🤍🫂

❣️Sinir sistemi için her şey acil değildir.Ama travma yaşamış bir beden, her uyaranı hayatta kalma tehdidi gibi algılaya...
23/01/2026

❣️Sinir sistemi için her şey acil değildir.
Ama travma yaşamış bir beden, her uyaranı hayatta kalma tehdidi gibi algılayabilir.
Bu şekilde algılıyor olmak bir zayıflık değil; travmatik olayı deneyimleyen kişi için öğrenilmiş bir “koruma” biçimidir.

📎Gün sonu hatırlatması
“Her şey acil değildir.”

🐢Yavaşlamak güvenlidir.
✋🏼👃🏼🫁🧘🏽‍♀️🧘🏼‍♂️Durmak tehlike değildir.
⚓️Şimdi burada olmak yeterlidir. 🫂🤍

22/01/2026

sinir sisteminin, maruz kaldığı yükleri işleyemediği noktada ortaya çıkan regülasyon kaybıdır.

🗑️ Dr. Julie tarafından kullanılan çöp kovası metaforu, travmanın duygusal regülasyon kapasitesi üzerindeki etkisini somutlaştıran işlevsel bir anlatım sunmaktadır.

🗑️Çöp kovası metaforu, bireyin duygusal taşıma kapasitesini ya da başka bir ifadeyle sinir sisteminin tolerans aralığını temsil eder. Günlük stresörler, kişilerarası hayal kırıklıkları ve tetikleyici uyaranlar ise kovaya atılan kağıtlar olarak düşünülebilir.
Travmatik yaşantılar ise çoğunlukla kovada daha fazla yer kaplayan, işlenmemiş ve bütünlüğü bozan büyük kağıtlar şeklinde temsil edilir.

Travmatik yaşantıların bilişsel, duygusal, bedensel düzeyde bütünleştirilememesi etkisiyle bireyin duygusal kapasitesi, görünürde travma ile doğrudan ilişkili olmayan günlük stresörler karşısında dahi hızla dolabilir ve güçlüğü ortaya çıkabilir.

Bu durum sıklıkla şu şekilde yanlış yorumlanır:
Bireyin aşırı tepkisel olduğu,
Duygusal dayanıklılığının düşük olduğu,
Küçük olayları büyüttüğü.

Söz konusu tepkiler mevcut stresörlerin değil, geçmişte işlenmemiş anıların bir ifadesidir.

Terapide kovada yer kaplayan travmatik anıların güvenli bir terapötik ilişkide işlenmesi, duygu düzenleme ve başa çıkma becerilerinin gelişimi hedeflenir.

🎥Video ‘e aittir. 👏🏼✨🤍

19/01/2026

“Gölün suyu gökyüzünü yansıtmış, ağaçları yansıtmış, yeşile konan kar tanelerini yansıtmış, göl kenarında sararan sazlıklardan yansıtmış, insan silüetlerini yansıtmış, maviyi yansıtmış …

İçinde gördüğümüz her şeyden biraz biraz doğru ve uygun yansıtmış…

Evet bir yerle, bir durumla, bir kişiyle ilgili söylediklerimiz hep bizdendir, bizden bir parçamızdır ve biz bu parçaları bazen de uygun yere yansıtırız…

Yalancı dediğimiz gerçekten yalancı
İyi gerçekten iyi
Korkunç gerçekten korkunç
Tatlı da gerçekten
bazen
tatlıdır…”

📝✍🏼 👏🏼😍🤍✨

Kitabın neredeyse her sayfasında bu kadar hıçkıra hıçkıra ağlayarak okuyacağımı düşünmemiştim. Babasını kanser hastalığı...
11/01/2026

Kitabın neredeyse her sayfasında bu kadar hıçkıra hıçkıra ağlayarak okuyacağımı düşünmemiştim.
Babasını kanser hastalığı nedeniyle kaybeden yazarın kaleme aldığı, duygudaşlığı muazzam bir şekilde hissedeceğiniz, böyle bir süreç deneyimlediyseniz yaşanılan süreçlerinizi size anımsatıcı diyalogları içeren, okumanın epey zor olduğu, her sayfada gözyaşınızın izi ile yaşadıklarınızda zorlandığınızı takip edeceğiniz bir eser.

Gücü olanın, okumaya hazır olduğunu düşünenin okumasını isterim.
♥️

Birini kaybettiğinde,
sadece onu değil…
onunla konuştuğun ses tonunu,
yanında olduğun hâlini,
birlikte baktığınız yönü
bir “ben” halini de kaybettiğini hissedersin.

Hayattayken bir özneydi, bahçıvandı.
Öldükten sonra artık bir mekâna, bir hatıraya, anımsadığın bir şeye dönüşür.
Hayatında sevgisi, yeri büyük alan kaplayan bir öznenin, yaşamındaki anlamının dönüşümüne tanıklık etmek sevginin büyüklüğü orantısında acı verici olabilir.

“Babam şimdi bahçe”,
Babam artık karşıma geçip konuşmuyor ama her yerde, her şeyin içinde…

hayatın içine taşınan bir hal, hayatla yeniden kurulan ilişkidir, sevginin başka bir biçimde kalmaya devam etmesidir.

Ölenler bize sözlerini, onları anımsayacağımız, onları hatırlatan eşsiz an’ları geride bırakır. Onsuz günlerde bu an’ları anımsayarak yeniden iletişim kurmak ve yeniden yaşatmak sevginin devam edişinin yeni bir formu olabilir mi ne dersiniz?


değil, gönülden tavsiyedir.

26/12/2025

“Ya ne hissettiğini söyleyip her şeyi yakarsın ya da hiçbir şey söylemez ve bunun seni yakmasına izin verirsin.”
Kişi bu gibi bir düşünce içerisinde olabilir, bu seçenekler dışında duygusal ifadenin başka bir yolu yokmuş gibi hissedebilir.

Bu gösterge, çocukluk kökenli bir şema algısıdır.

Kişi kendi ihtiyaçlarını ifade ettiğinde:
💥Karşı tarafı kırmaktan,
🏚️Terk edilmekten,
🗣️💣Çatışma çıkarmaktan korkabilir.
👤Bu yüzden susmayı, uyum sağlamayı seçebilir.
“Ben söylersem sorun olur” düşüncesi egemen olabilir.

Duygular:
Kontrolsüz,
Tehlikeli,
İlişkiyi yok edebilecek güçte gibi değerlendiriliyorsa
duygularını ve düşüncelerini ifade etmek yangın çıkarmak ile eşdeğermiş gibi yorumlanabilir.
Böyle bir durumda
🔥 “Artık susmak istemiyorum!” diyen öfkeli yan aktive olabileceği gibi
🧊“Ama konuşursam her şey mahvolur.” diyen kaçınan yan da aktive olabilir.
“Abartıyorsun, bu çok fazla.” ya da “Söylersen suçlu olursun.” tonunda eleştirel iç ses eşlikçisi olabileceği gibi
“Duygumu gösterirsem kontrolümü kaybederim” gibi bir iç ses de eşlik edebilir.

Kişi kendini ifade ettiğinde suçluluk,
Sustuğunda ise içten içe adeta yanıyor gibi hissedebilir.

❗️Buradaki sıkıntı verici olan duygunun kendisi değildir.
❣️Duygularını düzenleyip ifade edecek içsel alan henüz yeterince güçlü değildir.

Aile içerisinde duyguların karşılanma biçimi, duygulara alan tanınıyor oluşu, ebeveynin duygu koçluğu aracılığı ile duygu düzenleme becerisinin gelişiminde önem taşımaktadır.

Duygusal regülasyonu sağlayarak,
Zamana yayarak,
Tonlayarak,
İlişkiyi gözeterek ifade edebilme becerisinin gelişim göstermesine ihtiyaç duyulmaktadır.

🗣️✨🫂Hislerimi yakmadan ifade etmenin yolu var ve bunu öğrenebilirim. ❤️‍🩹

🖼️ 🤩👏🏼

duygularıbaskılama

🧑🏼‍🚀Sosyal izolasyon şemasının varlığı kişide, “insanların kendisini istemediği” “kendisinin farklı, uygun olmadığı” gib...
19/12/2025

🧑🏼‍🚀Sosyal izolasyon şemasının varlığı kişide,
“insanların kendisini istemediği”
“kendisinin farklı, uygun olmadığı” gibi düşüncelerin baskınlığı ile gözlemlenir.
Çoğu zaman kişi farkında olmadan, otomatik pilotta böyle düşünür; şemanın mekanizması daha çok duygusal bir filtre gibi çalışır.
Sosyal izolasyon şeması olan kişi insanlarla yakınlaşmak istediğinde devreye girip kişiyi geri çeken görünmez bir kuvvet gibi uyum bozucu işlev gösterir.

Bu şema çoğunlukla “farklıyım, uymuyorum” hissinin erken yıllarda tekrar tekrar yaşanmasıyla şekillenir.
🗣️İçeride bir ses şöyle fısıldayabilir:
“Onlar gibi değilsin.”
Ve kişi, sosyal ilişki kurmanın daha ilk başlarında geri çekilir.

Bu his bir “kusur” değil, öğrenilmiş bir duygusudur.
Şema aktifken kişi kendini korumak için mesafe koyar. Bu mesafe, zamanla yalnızlığı derinleştirir.

❓Peki bu şemanın kökleşmesinde, derinleşmesinde neler olabilir?
Çocuklukta veya ergenlikte yaşanan bazı deneyimler bu şemayı besleyebilir:
Aile içinde kendini uyumsuz hissetmek (“Bu evde kimse beni anlamıyor.”)
Farklılıklardan dolayı zorbalığa maruz kalmak; alay edilmek, dışlanmak
Aile kültürünün çevreden çok farklı olması
Sık taşınmak, okul değiştirmek
Kardeşler veya akranlar arasında kendine yer bulamamak

Yani temeline baktığımızda şema kökeninde, ait olma ihtiyacının yeterince karşılanmadığını gözlemleriz.

❓Peki şemanın varlığını nasıl hissedersiniz?
Şema aktive olduğunda kişi çoğunlukla şunları yaşar:
“Oraya gidersem kendimi kötü hissedeceğim.”
“Grubun bir parçası olamayacağım.”
“Onlar gibi değilim; ya çok gerideyim ya da fazla farklıyım.”

”Ait değilim” hissi çoğu zaman kıymetli farklılıkların yanlış yorumlanmasından doğar.
Şema farkındalığı, şemanın gücünü azaltır.

🫂Ait olamama hissin temas bekleyen, temas kurmaya ihtiyaç duyduğunun habercisi.

şematerapi sosyalizolasyon

☃️🌱☀️🍂Doğanın her ay farklı bir tonla renklenerek değişiminden, dönüşümün mümkün olabileceğinden ilhamla, yıl boyunca ke...
09/12/2025

☃️🌱☀️🍂Doğanın her ay farklı bir tonla renklenerek değişiminden, dönüşümün mümkün olabileceğinden ilhamla, yıl boyunca kendi içsel mevsimlerimizi keşfetmeye yönelik bir yolculuğa çıkarıyorum sizi kemerleri bağlayın💨
🌨Ocak:Tıpkı karın toprağı örttüğü gibi, ihtiyaçlarını görünür kılmak için yavaşla...
🌧Şubat:Eriyen kar taneleri gibi duyguların çözülmeye başlasın; fark et, izin ver, temas et.
🌱Mart:Baharla birlikte oluşan ilk filizler gibi küçük motivasyonlarla “başlamak”
🌸Nisan:Açan çiçekler gibi açık ve yumuşak bir temas kur; ihtiyaçların belirginleşsin.
☀️Mayıs:Işığın arttı; enerjin genişledi. Kendini ifade etmek kolaylaştı.
🌿Haziran:Doğa gibi sen de olgunlaştın; yılın ortasında dengelenme zamanı.
🔥Temmuz:Sıcaklık sınırları hatırlattı; “ne bana iyi geliyor?” sorusu gündeme geldi.
🌾 Ağustos:Toprak bereketiyle konuştu; emeklerinin karşılığını almaya başladın.
🍁Eylül:Yapraklar dökülürken sen de fazlalıkları bıraktın; sadeleştin.
🌬Ekim:Rüzgâr değişimi hatırlattı; hem içte hem dışta tazelenme zamanı geldi.
🌧Kasım:Yağmur gibi içsel işlerliğin arttı; yüzeye çıkmayanlarınla dürüstçe temas ettin.
❄️Aralık:Durma, dinlenme ve olanı olduğu gibi kabul edip tamamlama ayı.

Bu yıl kendimle ilgili farkettiğim en çarpıcı farkındalığım neydi?
Benden çıkıp gitmesine izin verdiğim şey ne oldu?

🎁2026’ya cebimde götürmek istediğim, bana iyi gelen repertuarlar hangileri?

✨ Ve şimdi…
Tüm bu aylık haller bir araya geldiğinde 2025’in Gestalt’ı tamamlandı:
Sadece tek tek yaşanan anlar değil, bütünün anlamı belirginleşti.
2026’ya geçerken yanına alabileceğin şeyler:
Bütün bir yıla yayılan küçük farkındalıkların, içsel döngülerinin ve kendinle kurduğun temasın.
Her ayın, her halin, her duygun…
Bu yılın tamamlanmış hikayesinin bir parçası...
#2025 #2026

📫📬Bilmenizi istediğim bir şey var📪“Bazı duyguları hissediyor olmak birbirini yok etmez. Yan yana oturup birlikte nefes a...
22/11/2025

📫📬Bilmenizi istediğim bir şey var📪

“Bazı duyguları hissediyor olmak birbirini yok etmez. Yan yana oturup birlikte nefes almayı öğrenebilirler.

Yas tutarken de gülebilirsin.
Endişeli hissederken yine de yapmayı dilediğinle kendini ortaya çıkarabilirsin.
Hatırlayabilir ya da affedebilirsin.

İyi oluş, bir hissi diğerine tercih etmek anlamına gelmez. İkisini de nasıl tutacağını, iki farklı duyguyla nasıl kalabileceğini öğrenmekle ilişkilidir.“



🎨

“Ölen kişiyle birlikte tüm dünyamızı kaybetmiş gibi hissedebiliriz. Yas tutan birçok kişi kendini başka bir gezegendeymi...
18/11/2025

“Ölen kişiyle birlikte tüm dünyamızı kaybetmiş gibi hissedebiliriz. Yas tutan birçok kişi kendini başka bir gezegendeymiş gibi hisseder veya başka bir gezegene gitmeyi diler. Onlar gibi başkalarının olduğu bir yere… Onları anlayanların olduğu bir yere…”
Düzeltilmeden, olduğumuz gibi kabul edileceğimiz, hissettiklerimizi paylaşabileceğimiz bir yere ihtiyaç duyarız. Bu yerden, yas sürecinden geçen birçok kişinin yer aldığı bir topluluktan bilmenizi istediğim bir not var.

“Kalbim hala paramparça. Yavaş yavaş, iyileşebildiği kadar iyileşmeye çalışıyor. İçinde her zaman delikler olacak, belki bu derin, sürekli acı veren kaybın başka izleri de olacak ve kalbim asla eskisi gibi olmayacak. O hem daha güçlü hem daha kırılgan. Hem daha açık hem daha kapalı. Kayıplarımız farklı ama seninkini tanıyorum. Sözlerini duyuyorum ve acını hissediyorum çünkü acıların hepsi aynı köklere uzanıyor. Acını tanıyorum çünkü kendiminkini hissediyorum. Hikayelerimiz aynı değil ve kaybımızın adı ya da yas tuttuğumuz ilişkinin şekli farklı olabilir ama bilmeni isterim ki kaybının gerçek olduğunun farkındayım. Her şeyden önce kaybının doğrulandığını hissetmeni isterim. Kabul edildiğini…
Seni duyuyorum. Seni saygıyla selamlıyorum.”

✍🏼Grace, Writing Your Grief

Address

Arabacıalanı Mahallesi, Çark Caddesi, No:310/1, İç Kapı No:324 Hilloria İş Ve Yaşam Merkezi
Serdivan
54050

Opening Hours

Monday 10:00 - 18:00
Tuesday 10:00 - 18:00
Wednesday 10:00 - 18:00
Thursday 10:00 - 18:00
Friday 10:00 - 18:00
Saturday 10:00 - 18:00

Telephone

+905308265054

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Psikolog Şeyma Kaim posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Psikolog Şeyma Kaim:

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram

Category