uzm.dr.muberrakulu

uzm.dr.muberrakulu Psikiyatrist
Psikoterapist
Cinsel terapist

Agresyon kalıtsal bir özellik değil; öğrenilmiş ve tetiklenmiş bir davranış modelidir.Bu nedenle agresyon yönetilebilir,...
14/04/2026

Agresyon kalıtsal bir özellik değil; öğrenilmiş ve tetiklenmiş bir davranış modelidir.
Bu nedenle agresyon yönetilebilir, şekillendirilebilir ve büyük oranda önlenebilir.

🔎 Agresyonu tetikleyen faktörler:
• Çocukluk travmaları
• Duygusal ihmal
• Aile içi şiddet görme
• Zayıf duygusal düzenleme
• Yüksek stres ve uykusuzluk
• Madde kullanımı

🔎 Agresyon nasıl önlenir?
✔ Duygu farkındalığı
✔ Öfke yönetimi becerileri (nefes, mola, düzenleme)
✔ Stres azaltıcı aktiviteler
✔ Sağlıklı sosyal bağlar
✔ Travmayı tanımak ve ele almak
✔ Uykuyu ve beslenmeyi düzenlemek

Agresyon “kader” değildir.
Doğru destek ve düzenleme ile gençlerde daha sakin, daha kontrollü tepkiler geliştirilebilir.

Bağımlılıkta en kritik aşamalardan biri “hayır diyebilme” becerisidir.Gençler için bu süreç yalnızca irade değil; duygus...
10/04/2026

Bağımlılıkta en kritik aşamalardan biri “hayır diyebilme” becerisidir.
Gençler için bu süreç yalnızca irade değil; duygusal baskı, sosyal etki ve anlık dürtüleri yönetme kapasitesidir.

🔎 Etkili reddetme stratejileri:
• “Net ama kısa” cevap → kararlılığı güçlendirir
• Ortamdan uzaklaşma → dürtüyü azaltır
• Hazır cümleler belirleme (“İstemiyorum”, “Bugün değil”)
• Güvenli sosyal ağ kurma
• Tetikleyicileri tanıma → sıkıldığında, baskı altında olduğunda
• Alkollü/uyarıcı ortamlardan bilinçli kaçınma
• Destek sistemi oluşturma (arkadaş, aile, danışman)

🔎 Neden önemlidir?
Maddeyi reddetmek, sosyal ortamda “dışlanma korkusu” nedeniyle zor olabilir.
Bu nedenle strateji, sadece “hayır” demek değil;
kendini koruyacak bir plan oluşturmak demektir.

Reddetme becerisi, bağımlılıktan korunmanın en güçlü psikolojik araçlarından biridir.
Hazırlık, özfarkındalık ve sosyal destek bu beceriyi güçlendirir.

07/04/2026

Madde bağımlılığının temelinde “zayıf irade” değil; beynin ödül ve öğrenme sistemlerinin kimyasal olarak ele geçirilmesi vardır.
Uyuşturucu maddeler, dopamin sistemini normal sınırların çok üzerinde uyarır ve beyin bu uyarıyı “vazgeçilmez bir ödül” olarak kaydeder.

🔎 Beyinde neler olur?
• Dopamin patlaması → yapay haz
• Kısa süre sonra dopamin çöküşü → boşluk, karanlık his
• Beyin doğal haz üretmeyi azaltır
• Kişi “sadece maddeyle iyi hissetme” noktasına gelir
• Ön frontal korteks zayıflar → kontrol kaybı
• Limbik sistem aşırı hassaslaşır → güçlü dürtüler

🔎 Neden bırakmak zorlaşır?
• “Madde = rahatlama” şeklinde koşullanan beyin otomatik davranış üretir
• Yoksunluk belirtileri kişiyi yeniden maddeye iter
• Beyin maddeyi bir hayatta kalma gereksinimi zanneder

Uyuşturucu beyni yalnızca etkileyen değil,
öğrenme ve ödül mekanizmalarını yeniden programlayan bir süreçtir.
Bu yüzden bağımlılık profesyonel müdahale olmadan kolay çözülmez.

03/04/2026

Sosyal medya, genç beyninin henüz olgunlaşmamış olan empati, risk algısı ve davranış kontrol merkezlerini sürekli uyaran içeriklerle doldurur.
Özellikle normalleştirilen şiddet videoları, meydan okumalar, kavga görüntüleri ve tehdit içerikleri “şiddetin sıradan bir davranış olduğu” mesajını verebilir.

🔎 Beyin sosyal medyada şiddeti nasıl işler?
• Tekrar eden maruziyet → duyarsızlaşma
• Şiddeti “eğlence” kategorisine alma
• Risk algısının bozulması
• Agresif davranış eşiğinin düşmesi
• Empati tepkisinin zayıflaması

🔎 Sosyal medya neden bu kadar etkili?
• Ödül mekanizmasını tetikler
• Şiddet içeriği hızlı yayılır
• Gençler sosyal onay üzerinden davranış öğrenir
• Filtrelenmiş hayatlar gerçeklik algısını çarpıtır

Evet. Sosyal medya, kontrolsüz kullanımda şiddeti normalleştiren, ödüllendiren ve pekiştiren güçlü bir mecra haline gelebilir.
Korunma, dijital farkındalık ve aile denetimiyle mümkündür.

Gençlerde suç davranışı yalnızca “ceza az diye artıyor” şeklinde açıklanamayacak kadar çok katmanlı bir psikososyal olgu...
31/03/2026

Gençlerde suç davranışı yalnızca “ceza az diye artıyor” şeklinde açıklanamayacak kadar çok katmanlı bir psikososyal olgudur.
Ceza, davranışın sonuç kısmına dokunurken; gençlerin suç işlemesini etkileyen asıl faktörler çevresel koşullar, duygusal düzenleme eksikliği, risk algısı ve sosyal bağlılık ile ilişkilidir.

🔎 Cezanın tek başına etkili olmamasının nedenleri:
• Genç beyni “uzun vadeli sonuçları” yetişkinler kadar öngöremez.
• Sosyal onay, cezadan daha güçlü bir motivatördür.
• Dürtüsellik yüksektir; kararlar “anlık ödül” odaklı verilir.
• Travma öyküsü olan gençler tehlikeyi doğru değerlendiremez.
• Ceza, güvenli sosyal bağ yoksa davranışı değiştirmez.

🔎 Asıl belirleyici olan nedir?
• Aile içi güvenli bağlar
• Travmayla baş etme becerileri
• Sağlıklı rol modeller
• Okul–toplum destek mekanizması
• Duygusal düzenleme eğitimi

Cezaların caydırıcılığı sınırlıdır;
gençlerde suç davranışının asıl çözümü, bağ kurmak, desteklemek ve duygusal temelleri güçlendirmektir.

23/03/2026

Kesinlikle evet.
Bağlanma stili bir kimlik değil; öğrenilmiş bir ilişki modelidir.
Nasıl ki öğrenildiyse, doğru deneyimlerle yeniden öğrenilebilir.

Güvensiz bağlanma neden oluşur?
• Tutarsız veya erişilemez ebeveynlik
• Çocuklukta duyguların karşılık bulmaması
• Aşırı eleştiriler veya reddedilmeler
• Kayıp, ayrılık, travma deneyimleri

Bu bağlanma, yetişkinlikte şu davranışlarla ortaya çıkabilir:
• Aşırı kaygılı ya da aşırı mesafeli olmak
• Yakınlaşmaktan ya da bağ kurmaktan korkmak
• Sevilmeye değer olup olmadığını sürekli sorgulamak
• İlişkilerde tetiklenmelere açık olmak

Peki değişir mi?
• Güvenli ilişkilerle
• Duygu tanıma ve düzenleme becerilerinin gelişmesiyle
• Terapi süreçleriyle
• Sağlıklı sınırlar kurarak
• Partnerle açık iletişimle

Bağlanma değiştirilebilir çünkü insanın duygusal sistemi esnektir.
Güvensizlik öğrenildiyse, güven de öğrenilebilir.

16/03/2026

Empati güçlü bir beceridir;
ama empati “fazla olduğunda” kişi kendi duygularını unutup başkalarının duygularını taşımaya başlayabilir.
Bu noktada empati, destek değil, yük hâline dönüşür.

Yüksek empati neden yorar?
• Kişi karşısındakinin duygusunu kendi duygusu gibi hisseder
• Sınır koymak zorlaşır
• “Hayır” diyememe artar
• Başkalarını üzmemek için kendi ihtiyaçlarını bastırır
• Duygusal yüklenme artar, tükenmişlik başlar
• Kişi kendini sürekli sorumlu hisseder
• Duygu taşıma kapasitesi aşılır

Aşırı empati, çoğu zaman çocuklukta erken olgunlaşmak zorunda kalan kişilerde görülür.
Duyguyu anlamak iyidir,
ama duyguyu üstlenmek kişiyi tüketir.

Gerçek empati: “Seni anlıyorum.”
Tüketen empati: “Senin hissettiğini ben taşıyayım.”

Sağlıklı olan farkı hissedebilmektir.

Evet.Çünkü geçmişte yaşanan her ilişki, kişinin “ilişki hafızası”nda iz bırakır.Bu izler fark edilmediğinde, yeni ilişki...
13/03/2026

Evet.
Çünkü geçmişte yaşanan her ilişki, kişinin “ilişki hafızası”nda iz bırakır.
Bu izler fark edilmediğinde, yeni ilişkilerde otomatik davranışlara dönüşür.

Sabotaj nasıl olur?
• Önceki ilişkide aldatıldıysa → aşırı şüphe veya kontrol
• Terk edildiysa → aşırı yapışma veya uzak durma
• Çok eleştirildiyse → sürekli tetikte olma
• Duygusal ihmal yaşadıysa → duygusal yakınlıktan kaçma
• Kaotik ilişkiler gördüyse → huzurlu ilişkiyi “sıkıcı” bulma
• Değersiz hissettirilmişse → sürekli onay arama

Bu durum yeni partnerle ilgili değildir;
eski ilişkinin yarattığı duygu hâlâ aktif olduğu için tetiklenir.

Geçmiş iyileşmediğinde,
gelecek kendini tekrar eder.

Ama fark edildiğinde, kişi döngüyü kırabilir ve yeni ilişkiyi geçmişin gölgesinden çıkarabilir.

Bastırılmış yas, yaşanan kaybın tam olarak işlenemediği, duyguların “üstü kapatılarak” devam edildiği durumdur.Kişi deva...
09/03/2026

Bastırılmış yas, yaşanan kaybın tam olarak işlenemediği, duyguların “üstü kapatılarak” devam edildiği durumdur.
Kişi devam ediyor gibi görünür, fakat acı bilinç altında donmuş hâlde kalır.

Yıllar sonra şu şekillerde ortaya çıkabilir:
• Anlam verilmeyen üzüntü dalgaları
• Küçük kayıplara aşırı tepki verme
• Derin boşluk veya anlamsızlık hissi
• Yoğun öfke, sabırsızlık, tahammülsüzlük
• Fiziksel belirtiler (uykusuzluk, çarpıntı, huzursuzluk)
• Aniden başlayan ağlama krizleri
• Yakın ilişkilerde aşırı kaybetme korkusu
• “İleri gitmeye” karşı direnç

Bastırılmış yas zamanla kaybolmaz;
beden ve zihin onu farklı yollarla tekrar yüzeye çıkarır.

Yasın görünür olması iyileşmenin başlangıcıdır.
Duygu açığa çıktığında işlenebilir hâle gelir.

Evet, en çok karıştırılan ilişki dinamiklerinden biridir.Çünkü duygusal bağımlılık, dışarıdan bakıldığında “çok bağlılık...
06/03/2026

Evet, en çok karıştırılan ilişki dinamiklerinden biridir.
Çünkü duygusal bağımlılık, dışarıdan bakıldığında “çok bağlılık”, “büyük aşk” gibi görünür.
İçeriden ise yoğun bir kaybetme korkusu ve sürekli teyit ihtiyacı vardır.

Duygusal bağımlılık:
• Onsuz yapamayacağını hissetmek
• Ayrı kaldığında panik veya boşluk hissetmek
• Sürekli mesaj, yakınlık ve teyit aramak
• Kendi ihtiyaçlarını unutmak
• Partneri kaybetmemek için aşırı uyum sağlamak
• Kıskançlık ve kontrol davranışlarının artması

Sevgi ise:
• Alan açar
• Güvende hissettirir
• Kaybetme korkusundan değil, yakınlıktan beslenir
• İki tarafın da benliğini koruduğu bir alandır

Duygusal bağımlılık sevgi değil;
sevginin yerine geçen bir duygusal açlıktır.

Gerçek sevgi, tutunarak değil; denge içinde akarak yaşanır.

Güven sorunu çoğu zaman “karşı taraf güven vermiyor” diye açıklansa da, hikâye çoğu zaman bundan daha derindir.Güven sad...
02/03/2026

Güven sorunu çoğu zaman “karşı taraf güven vermiyor” diye açıklansa da, hikâye çoğu zaman bundan daha derindir.
Güven sadece partnerin davranışlarıyla değil; kişinin kendi geçmişi, bağlanma modeli ve duygusal hafızası ile de şekillenir.

Güven sorunu nereden gelebilir?
• Geçmiş ilişkilerde yaşanan ihanet, aldatılma, terk edilme
• Çocuklukta tutarsız ebeveynlik
• Aşırı eleştirel veya duygusal olarak uzak büyütülmek
• Kontrol etmenin güvenlik sağlayacağına inanmak
• Kendi özdeğer algısının zayıf olması
• Yakınlık arttıkça kaybı büyütme korkusu

Bu nedenle güven problemi her zaman partnerle ilgili değildir.
Bazen ilişki, kişinin kendi travmalarını tetikler;
Partner sadece “eski yaranın görünen yüzü” olur.

Güven bir duygu değil, bir inşa sürecidir.
Hem kişinin içsel çalışması hem de ilişkinin karşılıklı çabasıyla güçlenir.

23/02/2026

Anlık kazanç, beynin ödül ve motivasyon merkezi olan dopamin sistemini doğrudan hedef alır. Normalde dopamin; öğrenmek, motive olmak, bir işi tamamlamak veya bir başarının tadını çıkarmak için salgılanan sağlıklı bir kimyasaldır. Ancak kumar gibi yüksek uyarıcı etkili aktivitelerde bu sistem doğal sınırlarının çok üzerine çıkar.

🔸 Bir el kazanıldığında beyin bunu “büyük bir başarı” gibi algılar ve dopamini yoğun şekilde salgılar.
🔸 Bu yoğun haz, kişiye “bir kere daha yaparsam aynı his gelecek” beklentisini aşılar.
🔸 Mantık ve risk hesaplayan beyin bölgeleri geri çekilir; dürtüsel davranışlar öne geçer.

Bunun en kritik sonucu ise şudur:
Beyin ödülü tekrar aramaya başlar ve kişi fark etmeden aynı döngünün içine daha hızlı çekilir. Bu nedenle anlık kazanç, kumar davranışının en güçlü tetikleyicisidir.

Address

GOP Bulvarı Niksar Yolu Kavşağı No:74/1
Tokat
60100

Opening Hours

Monday 09:00 - 17:00
Tuesday 09:00 - 17:00
Wednesday 09:00 - 17:00
Thursday 09:00 - 17:00
Friday 09:00 - 17:00
Saturday 11:00 - 17:00

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when uzm.dr.muberrakulu posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to uzm.dr.muberrakulu:

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram