Psk. Dan. Esra Aksüt

Psk. Dan. Esra Aksüt Psk. Dan./Pedagog/Oyun Terapisti Esra Aksüt'ün resmi facebook hesabıdır.

20/01/2026

Her insanın görünmeyen bir hikâyesi vardır.
Depresyon, yas, anksiyete, ilişki sorunları, umut arayışı…
Davranışlar çoğu zaman iç dünyadaki duyguların bir yansımasıdır.
Ruh sağlığı, sadece mutlu olmak değil; yaşadığını fark edebilmek ve destek alabilmektir.

13/01/2026

Travma, yalnızca geçmişte yaşanmış bir olay değildir; sinir sistemi tarafından hâlâ “oluyormuş gibi” algılanan bir biyolojik öğrenmedir.
Güncel bir durumda verdiğimiz tepki, mevcut gerçeklikle orantısızsa, bu tepki çoğu zaman bugünkü yetişkin benliğimizden değil; geçmişte tehdit altında kalmış olan çocuğun sinir sisteminden kaynaklanır.
Araştırmalar, travmanın beyinde özellikle amigdala ve otonom sinir sistemi düzeyinde kalıcı alarm örüntüleri oluşturduğunu göstermektedir. Bu nedenle kişi, tehlike geçmesine rağmen bedensel olarak hâlâ savaş–kaç–don tepkisi içinde yaşayabilir.
Bu ayrımı yapabilmek —“şu an mı, geçmiş mi?”— kişinin davranışlarını kişilik kusuru olarak değil, regülasyon ihtiyacı olan bir sinir sistemi tepkisi olarak görmesini sağlar.
İyileşme, “neden böyleyim?” sorusundan çok, “sinir sistemim neyi korumaya çalışıyor?” sorusuyla başlar.

07/01/2026

Bir süredir seni en çok ne tüketiyor?”
“Son zamanlarda kendimi çok tükettim.”
Bu cümle bir şikâyet değil;
bedenin ve zihnin verdiği önemli bir uyarıdır.
Çünkü insan çoğu zaman kendini şu noktalarda fark etmeden tüketir:
• Sürekli idare etmeye çalışırken
• Güçlü görünmek zorunda hissederken
• Herkese yetişip kendine yer açamadığında
• Durması gerekirken devam ettiğinde
Bu tükeniş çoğu zaman
yemekle, alışverişle ya da ekranla değil;
taşınan duygusal yükle ilgilidir.
Ve belki de bu fark ediş,
kendinle ilişkinizi yeniden gözden geçirmek için
en doğru başlangıçtır.

06/01/2026

Bir çocuğun dünyayı algılama biçimi, kendisine söylenenlerden çok
maruz kaldığı tutumlarla şekillenir.
Sınırların sertlikle çizildiği bir ortamda büyüyen çocuk,
duygularını tanımayı değil bastırmayı öğrenir.
Korkuyla büyüyen çocuk, güvende olmayı değil tehlikeyi aramayı öğrenir.
Gerçeğin çarpıtıldığı, duyguların geçersizleştirildiği bir çocuk,
zamanla kimseye yaslanamamayı öğrenir.
Sürekli kıyaslanan, değersiz hissettirilen çocuk ise
sesinin duyulmadığına ve kendisinin “yeterli olmadığına” inanır.
Şiddetin olduğu yerde beden büyür,
ancak zihin ve ruh sürekli tetikte kalır.
Sevginin eksik olduğu bir ortamda ise çocuk,
kendini sevilmeye değer görmeyi öğrenemez.
Çocuklukta yaşananlar geçip gitmez;
yalnızca şekil değiştirerek yetişkinliğe taşınır.

31/12/2025

Kendini sevmek; bencil olmak ya da her isteğini yapmak değildir.
Kendini sevmek, sana iyi gelmeyeni fark edebilmek ve onunla arana sağlıklı bir mesafe koyabilmektir.
Kişi kendi duygularını, ihtiyaçlarını ve sınırlarını tanıdıkça;
onu yoran ilişkilerde kalmakta, kendini değersiz hissettiren ortamlara katlanmakta ya da sürekli kendinden vermekte zorlanır. Çünkü içsel değer duygusu güçlendikçe, “katlanmak” yerine “korumak” ön plana çıkar.
Öz-şefkat ve kendilik değeri arttığında;
• Hayır demek kolaylaşır
• Sınırlar netleşir
• Kişi kendine zarar veren döngüleri daha erken fark eder
• Dış onay ihtiyacı azalır
Bu yüzden kendini sevme süreci, sadece iyi hissetme değil; aynı zamanda ruhsal sağlığı koruyan bir farkındalık sürecidir.

29/12/2025

“İnadına yapıyor” sandığımız birçok davranışın altında çoğu zaman tek bir ihtiyaç yatar:
👉 Bağ kurma ve görülme ihtiyacı.

Özellikle yeni bir kardeşin doğumundan sonra büyük çocukta;
• öfke patlamaları,
• kurallara karşı gelme,
• kardeşe yönelik zorlayıcı davranışlar
daha sık görülebilir.

Bu davranışlar genellikle planlı ya da bilinçli bir “inat” değildir.
Çocuk o an sadece “Ben de buradayım” demeye çalışıyordur.
Çocuk kendi kendine sakin ve uyumlu oynadığında, yetişkinin ilgisi doğal olarak azalabilir.
Çocuğun zihninde ise şu düşünce yerleşebilir:
“Benimle ancak onları zorladığımda ilgileniyorlar.”
Bu yüzden bazı davranışlar, ilgiyi kaybetmemek için tekrar eder.
İhtiyaç duyulan şey ceza değil; güvenli bağ, özel zaman ve gerçekten görülmektir. 💗

22/12/2025

Her çocuk kendi mizacı, duygusal dünyası ve gelişimsel ritmiyle bir bütündür.
Kendi çocukluğumuzda öğrendiklerimizi, yaşadıklarımızı ya da eksik kalanlarımızı farkında olmadan çocuğumuzdan telafi etmesini bekleyebiliriz. Ancak bu beklenti, çocuğun kendi benliğini özgürce inşa etmesinin önünde görünmez bir yük oluşturur.
“Dünün güneşiyle bugünün çamaşırı kurutulmaz.”
Geçmiş koşullarda işe yarayan yöntemler, bugünün çocuğunun ihtiyaçlarına her zaman karşılık vermeyebilir. Çocuk yetiştirmek; geçmişi birebir tekrar etmek değil, bugünün çocuğunu bugünün koşullarında anlayabilmeyi gerektirir.Sağlıklı gelişim; çocuğu kendi hikâyesiyle, kendi duygularıyla ve kendi hızında kabul edebilmekle başlar. Ebeveynin görevi çocuğu kendine benzetmek değil, onun kendisi olabileceği güvenli alanı oluşturmaktır.

17/12/2025

Hayatta yalnızca arzu edilen hedeflere odaklanarak ilerleyen bireyler, çoğu zaman kaçınmayı tercih ettikleri deneyimlerle beklenmedik biçimde karşılaşırlar. Bunun temel nedeni, insan zihninin konfor alanını güvenli bir sığınak olarak algılamasıdır. Konfor, kısa vadede kaygıyı azaltır ve kontrol duygusu sağlar; ancak uzun vadede bireyin psikolojik dayanıklılığını, belirsizliğe tahammül kapasitesini ve stresle başa çıkma becerilerini zayıflatır. Kişi zorlayıcı durumlarla yüzleşmekten kaçındıkça, bu durumlara ilişkin bilişsel ve duygusal beceriler gelişmez. Sonuç olarak yaşam, kaçınılan deneyimleri daha yoğun ve daha hazırlıksız olunan anlarda bireyin karşısına çıkarır.
Bu bağlamda, istemedikleriyle hiç temas etmeyen bireyler, hayatın kaçınılmaz belirsizlikleri karşısında kırılgan hale gelir. Psikolojik sağlamlık, yalnızca istenen koşullarda var olabilme becerisi değil; aynı zamanda hayal kırıklığına, başarısızlığa ve kontrol edilemeyen durumlara rağmen işlevselliği sürdürebilme kapasitesidir. Konfor alanına aşırı tutunmak, bu kapasitenin gelişimini engeller ve bireyi, kaçındığı deneyimlerin duygusal yükü karşısında daha savunmasız bırakır.
Özetle, konfor insanı koruyor gibi hissettirse de, gelişim ve dayanıklılık çoğunlukla rahatsızlıkla temas edilen alanlarda inşa edilir. Hayatla sağlıklı bir uyum, yalnızca istenenleri kovalamaktan değil, istenmeyenlerle başa çıkabilme becerisini bilinçli olarak geliştirmekten geçer.

15/12/2025

Ebeveynlerin, çocuklarına duygusal kontrol konusunda rehberlik ederken, öncelikle kendi duygusal yönetim becerilerini geliştirmeleri önemlidir. Çünkü çocuklar, çevrelerinden ve özellikle ebeveynlerinden duygu yönetimi konusunda model alırlar. Ebeveynlerin öfke ve diğer duygularını sağlıklı bir şekilde kontrol edememesi, çocuklarında da bu becerilerin gelişmesine engel olabilir. Dolayısıyla, ebeveynlerin önce kendi duygusal tepkilerini yönetebilmeleri, çocuklarına etkili bir şekilde duygusal farkındalık ve kontrol kazandırmanın temel taşını oluşturur.

08/12/2025

1) Aşırı uyum sağlama
Başkalarını memnun etmeyi öncelik hâline getirip kendi ihtiyaçlarını sürekli geri planda bırakmak.
2) Duvar örme ve mesafe koyma
Yakın ilişkilerde duygusal mesafeyi korumayı bir “güvenlik stratejisi” olarak kullanmak.
3) Sürekli güçlü görünme çabası
Zorlanmaları inkâr ederek kırılganlık göstermeyi tehdit olarak algılamak.
4) Aşırı sorumluluk alma
Her şeyin kontrolünü üstlenerek güvenlik hissini kontrol aracılığıyla sağlamaya çalışmak.
5) Hayır diyememek
Sınır koymanın reddedilme ya da çatışma yaratacağına inanmak.
6) Aşırı bağımsızlık
Yardım istemeyi zayıflık sayıp her şeyi tek başına yapmayı güvenli hissetmek.
7) Duyguları bastırmak
Hissetmenin riskli olduğuna inanıp duyguları ifade etmekten kaçınmak.
8) Sürekli tetikte olma
Çevredeki en küçük değişimi bile tehdit olarak algılayıp yüksek uyarılmışlık hâlinde yaşamak.
9) Kendini küçümseme
Başarıları değersizleştirip “yeterince iyi değilim” inancına sıkı tutunmak.
10) Terk edilme korkusuyla aşırı uyumluluk veya yapışma
İlişkide kalabilmek için kendini yok sayma ya da aşırı tutunma davranışları geliştirmek.

05/12/2025

Bireyler evlendiğinde, yeni bir çekirdek aile sistemi kurarlar. Psikolojide, sağlıklı bir evlilik için bu yeni sistemin (eşler arası ilişkinin) kök aile sistemlerinden (anne-baba ilişkisi) ayrışması ve öncelik kazanması beklenir. Eşin duygularına ve düşüncelerine verilen değer, bu yeni sistemin sağlam ve dış etkenlere karşı dayanıklı olmasını sağlar.Eşine değer veren ve onu dinleyen bir partner, evliliği bir duygusal regülasyon merkezi haline getirir. Eşler, birbirlerinin stresini yönetmeye yardımcı olur ve zorluklar karşısında sığınabilecekleri güvenli bir liman oluşturur. Bu karşılıklı duygusal destek, erkeğin dış dünyadaki sorumluluklarını daha az stresle yerine getirmesine ve genel yaşam doyumunun artmasına doğrudan katkı sağlar.
Hayattaki başarı ve olumlu gelişmeler, genellikle bireyin arkasındaki sağlam ve destekleyici ilişkiyle doğru orantılıdır. Eşini mutlu ve güvende hisseden bir erkeğin, enerjisini ve motivasyonunu dış hedeflere odaklaması kolaylaşır. Bu anlamda, eşi memnun etme çabası, bencil bir görevden ziyade, ortak bir gelecek ve mutluluk yatırımının bir parçasıdır.
Bir erkeğin, eşine verdiği öncelik; saygı, sevgi ve takdirin en somut göstergesidir. Bu öncelik, sadece eşi değil, ilişkinin kendisini ve dolayısıyla erkeğin kendi hayat kalitesini de yücelten bir yatırımdır. Evliliğin başarısı, ortak paylaşılan değerler ve eşin duygusal önceliği üzerine kurulur.

Çocuğunuzun duygularını güçlendirecek 6 eğlenceli ev etkinliğiKaydır 👉 her biri 3–7 dk, oyun diliyle ve tamamen evde uyg...
26/08/2025

Çocuğunuzun duygularını güçlendirecek 6 eğlenceli ev etkinliği
Kaydır 👉 her biri 3–7 dk, oyun diliyle ve tamamen evde uygulanabilir.
1. Duygu Çantası: Zor duyguları kâğıda yaz/çiz, çantaya “park et”.
2. Renkli Işık Kalkanı: Seçtiği renkle kendine koruyucu bir ışık hayal et.
3. Duygu Nehri: Duyguları kâğıtla “nehre bırak”, akıp gidişini izle.
4. Güvenli Ev/Kale: İçine sadece izin verdiklerinin girebildiği güvenli alan.
5. Balonla Gökyüzüne Gönderme: Bir duyguyu balona bağla, nefesle uzaklaşsın.
6. Küçük Yardımcı Hayvan: İçsel güç ve rahatlatıcı eşlikçi (çiz, isim ver, yanında taşı).
Minik ipuçları:
• Çocuğa seçim hakkı verin, zorlamayın.
• Önce oyun/çizim, sonra konuşma.
• Beraber 3 derin nefes alın.
• Amaç duyguları yok etmek değil; tanımak, düzenlemek ve güvenle park etmek.

Bu içerik bilgi ve destek amaçlıdır; yoğun stres/şiddet/ travma durumlarında bir uzmandan yardım alın.

Kaydet 💾 paylaş 💬 ve sorularınızı yorumlara/DM’e bırakın.

Address

Via Flat İş Merkezi
Yenimahalle
06560

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Psk. Dan. Esra Aksüt posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram